Toprak

O eski, onuru alınmış çarşaf

Susamış, sararmış eller boğazında

Kayıtsızlık yeni anlamını doğurmakta

Serilirken üzerimize

O eller söyleşip dururlar cilalanmış odalarda

Bugün, güneşi kaçta batırmalı?

Athena, Trakyalı bir çelenk satıcısı

Trakya ise yağmalanmış bir toprak

sadece, yıllar boyu.

Ölü doğuyor boğazımdaki sorular, parçalayarak

Bedenimi

Çok zaman geçti katılaşmış sayfaları çevrilmeyeli

Dönmekte olan dünyanın

Çiçekli saatleri tıkıştırdı bavuluna

Hasta gözlerinden habersiz

Napolyon’a özenen çocuk

Elleri eşiklere takıldı;

çabaladı, çabaladı

Bir yanda keşfedilmiş, sömürülmüş topraklar,

Bir yanda ise

Her şeyi yeniden öğrendiğimiz

Sıcak, beyaz, görkemli oda!

Bizi geleceğimizden arındıracak.

Nihan Aydın